Bu gece 30. yaşıma basıyorum… Radiohead dinlemeyi halen çok seviyorum.

Bu yazıyı sizlere Radiohead’in 1993 yılında çıkarmış olduğu Pablo Honey albümü eşliğinde yazıyorum…

Ne çabuk da geçmişim 19’lu yaşlarımı… O zamanlar da yapardım cümlenin sonunu getiremediğimde üç nokta koyma olayını… Demek ki bazı şeyler değişmiyor. Neyse geçelim…

30 seneye çok fazla şey sığdırdım. Onlarca güzel insan ve arkadaş… Ama bir elin parmağını geçmeyecek kadar dost. Erken yaşta baba oldum. Ama lafın gelişi oldum. Arada uzun mesafeler ve çocuklarımla birlikte olamadığım için elbette sizin bildiğiniz standart bir baba asla olamadım. Çok eğlenceli günlerim oldu benim, dramatik anlarımda. Hepsini nispeten atlattım. 25 ve 28 arasını çok hızlı yaşadım hayat altıma verilmiş son model spor araba gibiydi dur durak bilmiyordum. Sanırım zapt-edilmem de zaten imkansızdı. Bende olması gerekeni yaptım ve duvara tosladım.

Hayırsızım, sabırsızım, bazen umarsızım, kimseyi pek aramam sormam. İçten içe düşünürüm, anarım çoğunuzu uzaktan da olsa severim. Ama üşenirim çoğu zaman bir alo demeye. Heee bir de çok unutkanım. Hani söz verip tamam yarın ordayım kardeşim derim ya. Bilin ki çok fazla iş ve görevle uğraşmaktan, verdiğim sözleri unuturum 🙁

Evet biraz son bir senedir biraz daha sakinim. Artık eskisi gibi eğlenmiyorum. Daha rutin bir hayat yaşıyorum. Normal olmayı sorumluluk almayı sevmiyorum.

 

Ben artık 30 oldum…